Yaşıyoruz ama nasıl ?

yaşam analizi

Gerçek bir hikaye:

Günlerden bir kış günüydü.  Akşam eve geldim, arabamdan yorgun argın inmeye çalıştım. Uykusuzdum, havadaki o boğucu dumanın acı kokusu boğazımı yaktı, öksürdüm. Kravatımla ağzımı kapatmaya çalıştım. Kendimi eve zor attım ve ardından bir kahve yaptım. Kahvemdeki kireç tadı kendini belli etti. Klima son ayarda çalışıyordu, fısıltıdan biraz fazla kıvamda ancak sürekli yankılanan sesi kulaklarımı tırmalamaya başladı. Öğle vaktinden beri çalışan bu cihaz, odadaki nemin tamamını almıştı sanki.  Bir süredir açık bulunan televizyondan gelen seslerin de eklenmesiyle kronik baş ağrım tetiklendi. İlaç almak için mutfağa gittim. Yemek kokusunu ve havanın ağırlığını farkettiğimde oksijen alamıyor gibiydim. Neden kimse şu camları açmamıştı ? Dışarıdan gelen duman bana gereken cevabı verdi.. Komşu binadaki devasa baz istasyonunu gördüm, başımın ağrısı bir anda arttı sanki.. Hırsla açtığım camı birden sertçe kapattım..

Haberleri hatırladım, bütün büyük şehirlerdeki hava kirliliği kritik seviyede diyorlardı.. Karanlığı, dumanı, sesi, radyasyonu, nemi, havası.. Kışın böyle, yazın da ayrı mevzular.. Söylendim..

Bir hafta önce izlediğim belgeseli hatırladım.. Ne diyordu dış ses, yükseklerde yaşayan x kabilesinde ömürler 100 yılı aşıyordu.. Peki neden ? Tabiki bol oksijen, nemsiz, gürültüsüz, stressiz bir ortamdan kaynaklıydı bu uzun yaşam..

Peki biz nasıl yaşıyorduk ? Neyle karşı karşıya kaldığımızı biliyor muyduk ? Ömrümüzü, hayatımızı, sevdiklerimizi mevcut yaşam şartlarımız nasıl etkiliyordu?

Yaşam Analizi

Yukarıdaki soruların cevabı olacak bir iş fikri geliştirilmeliydi..